“30 Ağustos’ta kaybetseydik…”

0
27

Herhalde ben de bu yazıyı yazamaz bu fotoğrafı gösteremezdim. Sözcü yazarı Yılmaz Özdil dünkü köşesinde “30 Ağustos’ta kaybetseydik…”başlığı altında soruyor. Ve sonunda “Mustafa Kemal’e dil uzatan, ya vatan hainidir, ya da vatan hainidir” diyor.

Hakikaten 30 Ağustos’u kaybetseydik ne veya neler olurdu. Yunan işgalinden Bandırma’da nasibini almıştı. Bandırma deniz ve demiryolu ile Avrupa’yı Anadolu’ya bağlayan çok önemli bir ilçe olması nedeniyle Yunanistan Bandırma’yı da, dostları Amerika, Fransa ve İngiltere’yi de arkasına alıp işgal etti. İşte fotoğrafta bayraklar meydanda. İşgal sırasında Yunanistan Kralı Aleksandros 19 Temmuz 1920 tarihinde Bandırma’ya geldi. İskeleye Haydar Çavuş Camii’nden getirilen halılar döşenmiş. Bandırmalı Rumlar fötrlerini çıkarıp krallarını selamlarken fotoğrafın sağ alt köşesinde, başında fesi, ceket cebinde mendili muhtemelen devlet memuru bir Bandırmalı Türk olanları hüzünle izlemesini duruşuyla belli ediyor. Konuyla ilgili başka fotoğraflar da var.

Bandırma 2.5 yıl işgal altında kaldı. 30 Ağustos olmasaydı kahraman ordumuz diğer yerlerde olduğu gibi Bandırma’ya gelemez ve Bandırma Yunan işgali sonunda Yunanistan’a bağlanır kimse kimseye mesela “ selam ün aleyküm” bile diyemezdi.

Yunan işgal kuvvetleri 17 Eylül 1922 tarihinde kaçarlarken Bandırma’yı yakıp yıktılar. Haydar Çavuş Camii’ne tıkılan çoğu kadın 2500’e yakın Bandırmalı son anda kapıların açılmasıyla camiyi terk etmelerinin ardından bombalar patladı, cami bir bölümü yıkıldı ama ahali kurtuldu. Daha sonra 17 Eylül 1922 tarihinde kahraman ordumuz tarafından kurtarıldı.

Bandırma’ya 3 defa gelen Mustafa Kemal Atatürk “ Bandırmalılar çalışkandır. Bu şehri en kısa zamanda imar edip, mamur hale getireceklerdir” sözü Bandırmalılara güzel bir miras olarak kaldı. Gerçekten büyük enkaz temizlendikten sonra çok güzel resmi binalar yanında çok güzel yerleşimler oldu. Ama bu güzelliği muhafaza edebildik mi? Maalesef; sivri binalar nedeniyle çoğu yerde olduğu gibi Bandırma’da bozuldu.

30 Ağustos çok önemli ama bu muhteşem zaferi coşkuyu kutlayamıyoruz. 20 bin nüfuslu Bandırma’da her Milli bayramda törenlerin yapıldığı Cumhuriyet Meydanı ve caddeler insan selinden geçilmezken bugün 160 bin nüfusu olan Bandırma’da kutlama yasağı nedeniyle sadece ayni meydanın bir köşesinde ahali kaybolup gidiyor. Şu işe bakar mısınız, ZAFER kazanıyorsunuz hem de ne şartlar altında ama Atatürk ve şehitler abidesine 3 resmi kuruluştan başka kimse bir çiçek olsun, çelenk olsun koyamıyor. 2001 yılı öncesinde olduğu gibi tak-ı zaferler kurulamıyor, caddelerde resmigeçit yapılamıyor. CHP’nin yaptığı kutlamanın adı “alternatif kutlamaymış” Alternatif kutlama mı olurmuş?

Tatsız tuzsuz kutlama törenine, 6. Ana Jet Üs Komutanı Pilot Albay Selahattin Akalp’ın konuşması damga vurdu. Duygulu anlar yaşatan konuşması şahsen benim gözlerim yaşarttı.

Sağol komutanım…

Erdem ÖZCAN

Bandırma Basın