Çocukluğa Özlem

    0
    6
    tt

    Hangimiz özlemeyiz ki çocukluk günlerimizi?

    Cahit Sıtkı’nın “Çocukluk” isimli o ünlü şiiri şöyledir:

    “Affan Dede’ye para saydım,

    Sattı bana çocukluğumu

    Artık ne yaşım var, ne adım

    Bilmiyorum kim olduğumu

    Hiçbir şey sorulmasın benden;

    Haberim yok olan bitenden

    Bu bahar havası, bu bahçe;

    Havuzda su şırıl şırıldır

    Uçurtmam bulutlardan yüce,

    Zıpzıplarım pırıl pırıldır

    Ne güzel dönüyor çemberim,

    Hiç bitmese horoz şekerim”

    Çocukluğum mutlu geçti. Orta gelirli, memur bir babanın çocuklarıydık ama babamız ve annemiz üzerimize titrerdi, her zaman.

    Çocukluk yıllarım, o dönemlerin tek medya aracı radyonun başında geçti. İnanın biz, tiyatroyu bile radyodan dinlerdik. Sanıyorum, cuma akşamları, “mikrofonda tiyatro” ismiyle, İstanbul Radyosu’nun yayınladığı tiyatroları nasıl da beklerdik. Bazıları polisiye içerikli olurdu, oyunların. Acaba, katil kim?

    Orhan Boran’ın sunuculuğunda, İpana’nın sponsorluğunda, 11 soruluk bilgi yarışması, “Orhan Boran ve Yuki” programı, “Bilen Şoför Kazanıyor” yarışması…Bugünün televizyon dizilerinin o günkü versiyonu “Arkası Yarınlar”…

    Bu programları hep, babamın, bir akşam hastalandığımda bana getirdiği, hâlen evimde anı olarak sakladığım “SİERA” marka radyodan dinlerdim.

    Çok varlıklı bir ailenin çocukları olmasak da mutluyduk yani. Zaten en küçük olaylardan bile mutluluk payı çıkarırdık kendimize.

    Çocukluk anılarımız bitmez.

    Herkesin unutamadığı anıları vardır, çocukluğuyla ilgili.

    Geçtiğimiz günlerde, sosyal medyada dolaşırken bir anıya rastladım. Yazımı, oradan aldığım şu duygulu paylaşımla noktalamak istiyorum:

    “Maddi durumumuz iyi değildi. Oyuncağım yoktu o zamanlar. Misafirlikteyiz. İki çocuk, arabalarıyla oynuyorlar ve beni aralarına almak istemediler.

    Çocukluk işte…

    Terlikleri araba gibi yaparak oynamaya başladım. Bana gülmeye başladılar. Sadece çocuklar değil, büyükler de…

    Babam, usulca geldi, yanıma oturdu. Kaptı terliklerden birini, benimle oynamaya başladı. Herkes sustu. Babam susturdu onları. O zaman şanslı bir çocuk olduğumu anlamıştım.”

    Önder BALIKÇI

    Bandırma Basın

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here