Silahlanma, sevgi ve barış

0
27

Milliyet Gazetesi yazarı Belma Akçura’nın, “Medya analiz” köşesinde, “Cinayet haberlerinin görünmeyen yüzü” başlıklı, “ülkemizdeki silahlanmanın son durumu”nu anlatan yazısını okudum. Korkunç!

Bu yazının bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Türkiye’de yüzde 85’i ruhsatsız olmak üzere en az 25 milyon silah var. 2015 yılında gerçekleşen 2 bin 175 silahlı olay, geçtiğimiz yıl 3 bin 679’a yükseldi. Türkiye’de şiddet üzerine çok sayıda araştırma ve istatistik var. Hemen her raporda önce bir durum tespiti yapılır. Şiddete uğrayanlar, şiddete başvuranlar, ölümle sonuçlanan olaylar, yıllara göre sürekli artış gösteren rakamlar, karşılaştırmalar ve nedenler üzerinde durulur. Pek çok sorunun yanıtını bu araştırmalarda bulmak mümkün olduğu gibi, her raporun sonunda yer alan çözüm önerileri de dikkate değerdir. Raporlara göre, cinayetlerin çoğu silahla işleniyor. 2018 yılında en çok silahlı şiddet olayı Marmara Bölgesi’nde yaşandı. 2915 yılından bu yana Marmara’da silahlı şiddet olayları yüzde 88 arttı. 2018’de bin 32 silahlı şiddet olayının basına yansıdığı Marmara Bölgesi’ni, 646 olayla Orta Anadolu, 503 olayla Akdeniz, 483 olayla Karadeniz, 442 olayla Ege, 357 olayla Güney Doğu Anadolu ve 216 olayla Doğu Anadolu izledi. Bireysel silahlı şiddet olaylarının en çok artış gösterdiği bölge ise Orta Anadolu Bölgesi. Bu bölgede 2015’teki 283 olay, 2018’de yüzde 128 artışla 646’ya yükseldi. 2018’de meydana gelen 3 bin 679 şiddet olayında tüfek, tabanca ve kesici aletlerin kullanıldığı 2 bin 279 cinayet işlendi. 3 bin 362 kişi ise yaralandı. Ateşli ve kesici aletle işlenen cinayetlerin bin 48’inde tüfek, bin 429’unda tabanca, 772’sinde kesici aletler kullanıldı. Türkiye genelinde geçen yıl en çok suçun işlendiği il, bin 32 olayla İstanbul oldu. 2017’de 351 olayın basına yansıdığı İstanbul’da, 2018’de toplam 472 silahlı olay gerçekleşti. İstanbul’da, silahlı olaylardaki artış 2017’de yüzde 42, 2018’de ise yüzde 34 olarak gerçekleşti.”

Evet. Gerçekten de rakamlar korkunç ve ülkemizdeki silahlanmanın inanılmaz boyutlara ulaştığının göstergesi.

Okurlarım bilirler. Avı, hiçbir zaman “spor” olarak görmem. Korunmasız bir canlının, yaşama hakkının elinden alınmasının vahşet olduğuna inanırım.

İçişleri Bakanlığı’nın, ateşli silahlar ve av silahı bayilerine, 14 Mart 2018 tarihli genelgesiyle 200 adet mermi alma hakkının bin adede çıkartıldığını öğrenince çok şaşırmıştım. Çünkü bu mermi artışı, kendilerine “avcı” diyen kişilere, “Daha çok hayvanı öldürebilirsiniz!” anlamından farksızdı.

Kısacası çabuk öfkelenip hemen silaha başvuran bir toplum olduğumuz gerçeğini göz önüne aldığımızda silahlanmanın bu artışı karşısında endişelenmemek mümkün değil!

Bu arada medyaya, “şiddet dilinden uzak kalma” görev ve sorumluluğunun düştüğünün altını da çizelim.

X X X

Sevgi, barış en yüce değerlerdir, kuşkusuz.

Toplumların huzur ve mutluluğunun en önemli yolu da bu iki değere sımsıkı bağlılıktan geçer.

Yazımı, Can Yücel’in unutulmaz dizeleriyle noktalıyorum:

“Nefes almak bayramdır meselâ,

Günün birinde soluksuz kalınca anlar insan…

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir,

Sevmeninkini yalnızlık…

Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır

Bayramdır, elden ayaktan düşmemek,

Zihinden önce bedeni kaybetmemek,

Kurda kuşa yem olmayıp,

“Çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek…

Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır”

Tüm okurlarımın Kurban Bayramı’nı yürekten kutluyorum.

Önder BALIKÇI

Bandırma Basın